Yağdı yağmur aktı sel doğdu Eylülün kızı Esen günün sürpriz ismi
Ehlen ve sehlen.Çok zaman kaybetti deve pireyle ben de küçüktüm eskide göğe bakardım gözlerim dönerdi maviye.
Gergedanın ezik kalbim üzerinde koşturması,aynı benin farklı elde yepyeni bir hal alması,
uykudan evvel yolculanan günün hatırlanması,derinden bir iç yanması.
Bana gelirsen kalbin elinde gel kemiklerinden sıyrılıpta gel baharı bekle akasyalarla gel
çuvallamayız korkma bir rumuz ikimize de yeter.Söyle bana daha önce hiçkimseciklere söylemediğin sözler.
Hayrımı isteyen şükür birkaç yaratılan da var hala öldürdüğüm örümceğin üzerimde bedduası var hata yapmaktan korkan Kolo
hata üzerine hata yapar sanki taşınırken düşer tabutum ölüm çıkar.
Bir eksi daha yazıldı haneye gerek yok bahaneye utanç için bul kusur şahaneye
mum kendini lav zannetti söndü döndü laleye şükür rahmet düştü tane tane her bir daneye.
İste sade iste ayrı 7 pınardan su toplarım iste eski medeniyetler gibi yerin dibine batayım.
Ben gerçeğim onlar hayal iste sana ispatlarım,bir sevsen beni gönlündeki derdi siler atarım.
Aradan çok yıllar geçti çok sular aktı düştüm bu hale
Eller heva hevesine düşkün konuştu halimi yedi mahalle
Herkes anladı ne yazık ki anlatamıyorum derdimi yare
Kalbim ellerden düştü oldu ciğer de pare pare
Göründüm güçlü düzeldim sandım ama hep bunalımdayım
Ne mümkün dengede durmak,fırtınadan bir uçurumdayım.
Daha filmi anlatmadan ağlarsın sen nasıl bir insansın?
Ben senle aşka düştüm parçalandım tane tane
Kolo kayıp ülkenin prensesi ondan duyulmaz sesi büyütmüş beni ölülerin üvey sevgisi
fermanı verdim ve vuruldu cellatın hain kellesi,azarlandığım anlar ve insanların küflü sözleri.
Bakar kör bir hayat yaşadık hurma ağacı altında bukağı vuruldu kahra ateş düştü bağrıma
kötü niyetle sorulan bir sorusun iyilik arama cevapta,kendini öldüren bir akrebim ben yangın ortasında.
Altın suyuna batırdın tekrar sattın eski hurdayı ben de sen kalana kadar soydum izbe dükkanı,
özledim sinirliyken gelip derdime sırnaşmanı.İnfilak eder gözlerine düşen intihar uçakları.
Sonunda geldin elinde tozlu yapma çiçeklerin eh teşekkür ederim bana da birkaç dakikanı verdin
Sen çocukları korkutan o soğuk kanlı cin prenstin ağlamak istedim 40 dereceyle yandı gözlerim.
Aradan çok yıllar geçti çok sular aktı düştüm bu hale
Eller heva hevesine düşkün konuştu halimi yedi mahalle
Herkes anladı ne yazık ki anlatamıyorum derdimi yare
Kalbim ellerden düştü oldu ciğer de pare pare
Göründüm güçlü düzeldim sandım ama hep bunalımdayım
Ne mümkün dengede durmak,fırtınadan bir uçurumdayım.
Daha filmi anlatmadan ağlarsın sen nasıl bir insansın?
Ben senle aşka düştüm parçalandım tane tane
Kaynak : www.zahriyan.com
Verse 1
Yine kızarıyor sigaramın ucu
Görünmüyor hayallerimin ucu bucu
Haydi ver sevinci,hüznü bir bebek gibi kollarıma
Sular dök beni bekleyen yollarıma
Ben birazdan yolcuyum
Yeditepenin etrafı misk-i amber rahiyası
Yanımda güzeller güzelinin has salihası
Şu içimde yılların bıraktığı atıklar
Ve bana eşlik eden binlerce ses var, Kısılmasınlar onlar!
Ey Yolcu dostum!
Ayakların rehberindir senin dostun soğuk esen yellerdir
Tüm insanlık senin gözünde eldir.
İçecek suyun gözlerinden taşan seldir.
Bu ödenecek bedeldir.
Gücümün yettiğince öcümün ağırlığınca sözümün kuvvetince çabalarım.
Gidilebilecek en uzun yollara kendimi hazırlarım
Bu mecazlardan geçip en hakikiye gidelim
Cemaliba kemale seyredelim
Nakarat
Ulaşılacak saadete kaç kapı daha var
Açtım açtım kapıları girdim
Bomboş evlere vardım
Yardım lazım bana şansım yaver
Sanmaa,Hiç hoş değil gördüklerim ammaa
Emin değilim herşey muamma
Verse2
Ortalarında biyerlerdeyim ömrün bana göre
Belki yarına varmam mucize
Şu anın değeri varya diğerlerinin değersizliğini anlatmam angarya
Zamana göre değişir değişmeyecek sandığın (Kastr!)
Oyun ve sanki hiç sona ermeyecek sandığın
Aynı ılık çorbaydı oysa ekmeğini bandığın
Duydukça soğur herşey soğudukça ölür ateş
Kovdukça varır şeytan,vardıkça kişner küheylan
Ve sonbaharda ölmekte kış canlanırken
Ve ilkbaharda terketmekte yaz efillenirken
Biri ağlayarak başlar hayata rahmetlen
Bir veda eder gülmeyi öğrenmeden.
Bu aciz benzetmeler olmasa bakacak aynam olmazdı
Kendini görebileceğin başka bir yer varmıydı (Söyle!)
İnsan kadar kendine güvenen bir aciz görmedim
İnsan kadar nankörünü bahsettiğiniz kedilerde bile görmedim
Ben hayatı terazimde tarttım arazimde güneşe yüzümü dönüp yattım
Oysa güneşi bile söndürdü üzüntüler
Neyse boşver deyip arkalarına bakmadan yürüdüleeeer.
Nakarat
Ulaşılacak saadete kaç kapı daha var
Açtım açtım kapıları girdim
Bomboş evlere vardım
Yardım lazım bana şansım yaver
Sanmaa,Hiç hoş değil gördüklerim ammaa
Emin değilim herşey muamma
Selametle…
PessimistStyle ve www.zahriyan.com ' a yardımlarından dolayı teşekkürler
Hadi yaklaş,Kolo’nun sesiyle yarılır kaş,sesimdeki nakışla ağırır baş
sendeki kalp değil bir taş yavrum taş gibisin inan taş.Gözümün üstünde var kaşım
bana karşı oyunda çekersin başı,ben ektim de sen biçtin taşı sendin o peri masalındaki umacı.
Hanım kız suçu atmaz ezele,dağda kafa tutulmaz gazele,benze taya nazar etmem güzele çirkin öldü de güzel ölmedi mi?
somurtuyor yanağımda gamzem ver 2 gamzeme de 1er zemzem istemezdim olmasaydı elzem vermezsen etmem mesele.
Kolay insan ol defter ol dürül kolay insansan yağ ol ekmeğe sürül çağladı raplerim gürül gürül
Esen gül eh sen üzül.
Israr etme gelemem senlen duymadın mı yollar kapandı selden nem kaptın yelden
her geçen gün daha çok soğudum senden karakterinden asiliğinden kendiliğinden kendini yakan hep
yine kendinsin
sin sin sin içine sin sen ne çilesin sen biçilesin kendini yakan hep yine kendinsin
Bedenini geç kalbini kesele,kimseden hayır yok ki kimseye istenmekten suratın kösele kelsen masraf etmezsin kelleye
tilki kendini kurnaz zanneder de hep aç gezer uzaya mı kurdun beylik?dağdan gelmiş bağdakini kovmuş o.Bu da kedim Mira Miço
Eğlendin,hadi Kolo sal gitsin,ruhsatsız bir silah gibisin,tescillenmiş tek dişi rapsin,bazen inleyen o hannanesin
deli deli akanı bura bura tıkarlar o zaman 2 dinle de kul 1 söyle sessiz film çevirmeye ne gerek var siz ilimdar Kolo barbar.
Beni kötü tanıtan bir rehbersin hey Şermin uzanamadığın bir et daha var hadi gel de de mundar senin tek dediğin şey
miyav miyaaaav.Hem suçlusun hem kuyruk dimdik kör bakar mı fellik fellik?ik.
Ukalaya hayat çantada keklik,dokunup zülfüyare eğlen
Israr etme gelemem senlen duymadın mı yollar kapandı selden nem kaptın yelden
her geçen gün daha çok soğudum senden karakterinden asiliğinden kendiliğinden kendini yakan hep
yine kendinsin
sin sin sin içine sin sen ne çilesin sen biçilesin kendini yakan hep yine kendinsin
[Kolera Verse]
Bebeklerin kangalları mıncıklamalarına benzer cesurluğum
İçinde ölü insanlar bulunan bir gölüm ve kıyımda mekki gülleri
Suyuma bakanı davet ederdim içeri
siz rape pisledikçe çimdikleyeceğim sizi (çim çim çim..)
Gözlerimde iki tatlı gonca gül ve örter onları
Siyah tülmüş şifrelerim çözülür dizlerim çözülür
Eşyalarımda benimle beraber üzülür
Notaların en sertini uktelerime batacağım
Eskiyorum ve bende her gün tozlanıyorum bu rafta
Yapıştırdı yafta darma dumanın cesurluğu lafta
Döner yüzün gecenin simasına hem de çok fena
Cinayet gibi her günüm her dakkam
Uçurumların salkımlarından sarkıyorum
Kış üflüyor yüzüme ve donup saçağa dönüşüyorum
Yaz gelecek biliyorum ısıtacak kedileri ve kuşları tekrar
Yeni bahar gelecek yine kesilecek başıma aftar
Sen karşıdan hızla gel ve çarpışalım eskaza
Hayatımız üzerine lades tutuşuyolar adeta
Taş çalmadan alamaz oyunu kimi zavallı daha
keramet gibi kalıyorum ayakta
Sagopa Kajmer [Nakarat]
Ben kapanmış defterin ortasında solan kuruyan gülüm
be gülüm bu yaptıklarınız resmen zülüm
Neyse ki halim serin talim asker talim
Yere devrilmeli her zalim
Beslenme çantamda mermim
Geç kaldım kaçtı ilk dersim
Hayatım bayram değil merasim
[Sago Verse]
Yaşama karşı çocuklaşırken ilerler yaşıyorum
Müsvettelerim tükendi ve avuçlarıma söz yazdım
Kayıplar adres oldum oğlum takip edilen bir izim
Usanmadan peşimden gelir melankolik çocuklar bizim
Ben ince narince bir benekli çıtayım ve çıtamı aştım
Ömrümün depdemesine alıştım
Çünkü köpek gibi çalıştım
Ekmeklerimi aslanın ağzından çıkarttım
Ben ekmeği almak için ekmeklerde verdim
Ben aslanla beslendim bu ormanın kralı oldum
Sokak lambasıyım bir an beni görenler önünü gördü
Beni göremeyenlerse karanlığa karşı sövdü
Küfür kafir demedi ayyaş geceye şöyle seslendi:
"Ne zaman ki çilem dolar şişem boşalır
Ne zaman ki gözüm dolar içim boşalır
Yağma yağmur sağanak bu sağanak için yok sığınak"
Yağma yağmur sağanak bu sağanak için yok sığınak
Çok susamış susuzlar için musluklar açılsın
İçen doyan şükretsin doyamanlar sabretsin
Bu şarkımında sonu kahretsin
Sagopa Kajmer & Kolera [Nakarat]
Ben kapanmış defterin ortasında solan kuruyan gülüm
be gülüm bu yaptıklarınız resmen zülüm
Neyse ki halim selim talim asker talim
Yere devrilmeli her zalim
Beslenme çantamda mermim
Geç kaldım kaçtı ilk dersim
Hayatım bayram değil merasim
kaynak: www.zahriyan.com
Benim bir sırrım var açıklanmayacak kadar sır
Bundan çıkar hır
Patlamalar vuku bulur dert kahır
Sırdan geçen dilim olsa
Hale der diken bilmez bilen radaan olur ben ve diken
Ya söylersem kim anlar
Söylemezsem bağlar gamlardan ağlar
Bu yıpranışla dağılır bütün
Doymaz sago yakar tütün
İçindeyim oyunun büsbütün
Hayatıma musallat oldu şöhret ün
Karıştı yarının bitti dün tedirgin bugün
Topla çıkar nedir sonuç
Her kıyasla dilime değer
Bıçağa ait keskin uç
Kimdir suçlu kimde suç
Öylesine kibirli ki biber
Yakmadan bırakmaz rahat
Yarası ağır dilimin bulamıyorum kapatacak bant
Üzerime gelin bakın dinamit bağlı gövdeme
Yaklaşanı uçururum uçurtma misali pimden iplerle
Fesatlar kapıma vardılar ellerinde güllerle
İşlerine gelmediğinde saldırdılar aynı güllerin dikenleriyle
Vurdular siyah güllelerle
Nakaratx2
Giy ateşten gömlekleri bir bir yansın üzerin
ve dahi kır topraktan çömlekleri zaten tedirgin halim
Bir benim bir bendim ve bir kendim ortadayım
Bitmez derdim bu hal beni yer bitirir bildim
Aklıma gelen başıma geldi, başım yarıldı aşım soğudu
Yine iştahsızlık yerinde oyuncak etti açlığımı
Artık kar topu oynamak istemiyorum ellerim dondu
Türlü saklambaç oyunlarından gözlerim yoruldu
Nerdesiniz güven abideleri cesaret haylazları
Gösterin bana 62 den tavşan yapan hokkabazları
Belirleyin karşımda durabilecek tüm küfürbazları
Demirden mızraplarla kırdım sazları
Deştim böğrümden kıyamadığım hazları
Verin bana yazları
İlahi merhamet sarayı ya hannan?
Sensin rana- sensin- mana- sensin rahman -sensin canan
Ruhum işgalden kurtulmaz vatan
İnfilak eder alev ateş volkan
Hislerim kırıklar
Püskürüyor üzerime lav
Kıvılcım korlar
Elindeki bir avuç dolusu su ile sönmez bu yangınlar
Ben bir sırra sahibim hayat uykusuna yatmış
Ben çok dosta sahiptim güvensizlik içine batmış
Şahit oldum birileri mutluluğu parayla kapmış.
Nakaratx2
Giy ateşten gömlekleri bir bir yansın üzerin
ve dahi kır topraktan çömlekleri zaten tedirgin halim
Bir benim bir bendim ve bir kendim ortadayım
Bitmez derdim bu hal beni yer bitirir bildim
ateşten gömlekler,
topraktan çömlekler,
ne maymundan geldin,
ne de seni getirdi leylekler,
sago ya kulak ver!...
iki sıfır sıfır sekiz
elveda eder
veda eder...
kaynak: www.zahriyan.com
01. Ateşten Gömlek
02. Muamma
03. Hep Taarruz Var
04. Fırtına ve Şimşek
05. Cümle Mühendisi
06. Aşk Yok Artık
07. Şikayetname
08. Kırık Çocuk (Orijinal Versiyon)
09. Dil Yaratmakta En Asil Silahları
10. Marifetname
11. Droppin’em
12. Kırık çocuk (Mickolodium Mix)
13. Outro- Drama Turnz
Not : Album Bandrollüdür…
http://www.zahriyan.com/v1-sagopa-kajmer.html